Allah Kuran'ın "... Hiçbir ümmet yoktur ki, içinde bir uyarıcı gelip-geçmiş olmasın" (Fatır Suresi, 24) ayeti ile gelmiş geçmiş tüm insan topluluklarına mutlaka insanları uyarmakla görevli elçiler gönderdiğini bildirmiştir. Bu elçiler bulundukları toplumlara Allah'ın emrettiği din ahlakını, yapmaları gereken ibadetleri türlü şekillerde anlatmış, onları cennetle müjdeleyip cehennem azabı ile uyarıp korkutmuşlardır. Ayrıca elçiler, Allah'ın dinini uygulamada gösterdikleri titizlik, sahip oldukları üstün ahlak ve Allah korkularının şiddeti ile beraberlerindeki insanlara her zaman örnek olmuşlardır. Allah'ın bütün insanları elçileri kanalıyla uyarmasının bir diğer nedeni ise ayette şöyle bildirilmiştir:
Elçiler; müjdeciler ve uyarıcılar olarak (gönderildi). Öyle ki elçilerden sonra insanların Allah'a karşı (savunacak) delilleri olmasın. Allah, üstün ve güçlü olandır, hikmet ve hüküm sahibidir. (Nisa Suresi, 165)
Bu, Allah'ın üstün adaletinin bir tecellisidir. Hesap gününde Allah'a karşı olan sorumluluklarından yana bilgisiz olduğunu söyleyerek mazeret sunacak, Allah'ın azabıyla uyarılıp korkutulmamış hiç kimse olmayacak ve herkes hak ettiği karşılığı en adil şekilde alacaktır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder